Yalansız bir dünya olur mu sizce ¿ ...

Geçen gün bir soru sormuştum. ' Yalansız bir dünya olur mu sizce ¿' diye. Bir çoğunuz olmaz dediniz. Peki size başka bir soru yönelteyim olur mu ? Yalan söyler misiniz ? İnkar ediyor gibisiniz. Bu da bir yalan çeşidi olmaz mı ? Zaten önce kendimizi kandırırız sonra başkasını kandırmaya çalışırız. Ve sonuç ... yalan söylemiş oluruz.

Yalan , yalan ... Kelime aklımızda ve hayatımızda ne kadar da kötü yer edinmiş dimi. Halbuki bazen o kadar iyi niyetle söylenir ki. Onlara da ' pembe ' diye bir sıfat bulup aklımızca o kötü bildiğimiz kelimeyi yumuşatmaya çalışırız.

En sevdiğimiz arkadaşın kalbi kırılmasın diye , hoşumuza gitmeyen giyim tarzına ' saçmalama çok şık olmuşsun bugün ' deyip hafif bir gülümseme ile mutlu etmeye çalışırız mesela. Annemizin yaptığı bazı yemekleri sevmediğimiz zamanlar , kardeşinizin çirkin sesine katlanıp yine de bağıra çağıra ' harikasın bee ' dediğimiz zamanlar, ' ya sen saçını mı kestin çok tatlı olmuşsun bencee '  ve daha nicesi ... 

Peki bu pembiş olan yalanlar bizi ne kadar samimi yapar ? Samimiyet demişken ... Zoraki gülüşler , mutlu görünümler , timsah gözyaşları , süslü laflar ... Ne kadar samimidirler sizce ?

Ahh biz insanoğlu ... Görmek istemediği biriyle karşılaşınca yüzüne yapmacık bir ' selam sabah ' gülümsemesi konduran insanoğlu. Yalan beynimize kazınmış bir kere ... Ne amaçla olursa olsun. İster iyi niyet isterse kötü niyet olsun önce kendimizi kandırmaya sonrada diğer insanları kandırmaya devam edeceğiz. Ve hayat dengesi bozulmadan sürüp gidecek. 

Yalansız bir dünya yok. Yalan söylemeyen kimsede ...  


#OneRose

Yorumlar

Popüler Yayınlar