... 22

Tüm yorgunluğunu bir kenara atıp,
bir kaç temiz sayfa ve biraz mürekkep alıp,
oturdu kadın yıllanmış masaya. 

' Nasılsın bayım ? Umarım iyisindir. Mutlusundur ... Ben ...'

Yazdıklarının vereceği yorgunluğu tahmin edememişti belki de. 
Kaç canı kalmıştı içindekileri kağıda dökmek için ?
Kaç gece daha yenilecekti ?
Kaç kere ıslanacaktı kağıtlar ?
Kaç şarkı eşlik edecekti yorgunluğuna, 
uykusuz gecelerine, 
susmak bilmeyen düşüncelerine ... 
Kaç gün, kaç ay, kaç yıl ... unutmaya yeterli olurdu ? 
Ya da ... her şeyi geride bırakmak için kaç merdivene ihtiyacı vardı ? 

' Toprağını özledim bayım. Toprağına sinmiş kokunu... 
Gün doğumundan gün batımına kadar her saniye 
her dakika sana eşlik eden gökyüzüne birlikte bakmayı özledim. 
Gölgesiyle seni koruyan koca yürekli ağacını... 
Baş ucundaki taşın soğukluğunu. 
Özledim işte. 

... Uyansan mı artık ? Atsan mı toprak rengi örtünü ? 
Gülümsesen eskisi gibi bana ? ... Olmaz mı ? ... ' 

Kaç dua yeterdi ... sonsuz uykuya ?


#OneRose

Yorumlar